Allah’a nasıl yaklaşabiliriz? Allah’a yaklaşmakta duanın önemi, Allah’a yaklaşmakla ilgili ayetler ve hadisler, Allah’a yaklaşmak mümkün mü? Allah’a yaklaşmakla ilgili kıssadan hisseler, Allah’a yaklaşmak nasıl mümkün olabilir? Allah’a yakın olmakla ilgili rivayetler..

Allah’a yakın olmak mümkün mü?  Bu soru hak din olan İslam dinini benimsemiş olan Allah ve Resulüne iman etmiş olan her mü’minin zihinini meşgul eden sorulardan biridir. Allah’a yaklaşmaktan kastettiğimiz elbetteki fiziki bir yaklaşma değil, manevi olarak yaklaşmaktır. Allah’a yaklaşmak ona layık bir kul olabilmek maddi menevi yaptığımız herşeyi Allah için yapmakla mümkün olabilir. Severken Allah için sevmek, buğz ederken Allah için öfkelenmek,yani her ne yaparsak yapalım Allah’ın rızasını gözetmemiz gerekir.

Allah’a Yakınlıkta İbadet ve Dua

Allah’a huşu, samimiyet ve kalben dua ile yaklaşırsan bu güzeldir. Bol zikir ilede derecenin, Allah’a olan yakınlığını arttırabilirsiniz. Dua konusunda dilden öte yürek konuşması Allah ile ne güzel bir yakınlaşma, ne güzel bir dostluktur. Bütün ibadetlerin özünde dua vardır. İbadeti dua ve zikirle tamamlamak gerekir. Çünkü dua bizlerin Allah’a seslenişi yakarışı ve sesimizi duyurabileceğimiz tek yoldur.

Alak 19

“Hayır! Sakın ona uyma, Secde ederek Rabbine yaklaş.”(Alak19)

Alak suresindeki bu ayettende açıkça anlaşılacağı üzere Allah’a ancak ve ancak secde ederek yani ibadetle yakınlaşabilir ve onun rızasına nâil olabiliriz. Allah ve Resulü biz müslümanlara bir yol çizmiş ve bir istikamet göstermiştir. Bu istikamet bizi Allah’a yaklaştırırken çizgiden sapmak ise bizi Allah’tan uzaklaştırır ve gaflete düşürür.

Konuyla ilgili olarak şöyle bir kıssa paylaşabiliriz:

” Hz  Musa bir gün bir başına dağları dolaşırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban görmüş. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya uzatmış, dua etmekteymiş. Bu durum Musa’nın çok hoşuna gitmiş ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca afallamış.

Kurban olduğum Allahim. Seni ne kadar severim,bir bilsen. Ne istersen yaparım, yeter ki sen iste. Sürü de ki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Senin için. Koyin kavurması güzeldir Allahım. Kuyrukyağını da alır pilavına katarsın, tadından yenmez olur.”

Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaşmış.

“Yeter ki sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben seni. Sana çok hayranım!”

Duydukları karşısında Musa öfkeden küplere binmiş. Bağıra çağıra kesmiş çobanın duasını: ” Sus senin cahil adam! Ne yaptığını sanıyorsun. Allah hiç pilav yer mi? Allah’ın ayakları mı var ki yıkayasın? Böyle dua mı olurmuş! Külliyen günaha giriyorsun, derhal tövbe et!”

Çoban, Musa’dan azarı işitince kulaklarına kadar kızarmış, utancından yerin dibine geçmiş. Özür üstüne özür dilemiş, bir daha böyle kafasına göre dualar etmeyeceğine dair yemin etmiş. O gün akşama kadar Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletmiş. Sonra “Allah benden razı olur, iyi iş yaptım” diye düşünerek yoluna devam etmiş.

Ama o gece bir ses işitmiş. Seslenen Rabb’iymiş.

“Ey, Musa sen bugün ne yaptın? Sen ayırmaya mi geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, o çoban inancından samimiydi. Kalbi temiz ve niyeti halisti. Biz kelimelere bakmayız. Niyete bakarız. Kelimelere bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı!

Biz çoban dan razıydık. Başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile ne tatlı bir kabahattir onun ki.”

Musa hatasını anlamış. Ertesi gün güneş doğar doğmaz, çobanı görmek için tekrar dağa çıkmış. Çoban yine duaya durmuş. Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yokmus artık. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış yapmayayım diye tekliyor, kekeliyor,  terliyormuş. Musa çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşamış ve demiş ki:

“Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah’ın nazarında böylesi daha kıymetlidir.”

Evet bu kıssa ile de şöyle açıklayabiliriz.

Kişi Rabbine tam olarak teslimiyet göstermelidir tam olarak Rabbine bağlılık göstermelidir. O’na ibadetlerini tam bir huşu içinde yerine getirmeye çalışmalıdır. Dua etmek bizim hayatımızın her alanın da vardır ve olmalıdır da. Allah ile yakinligimizi dua ve ibadet ile yapabiliriz O na bu şekilde yakın oluruz yakın hissedebiliriz.

Dua etmek Allah ile aramızda bir köprüdür. O na yakın olmamızı sağlar O na muhtaç olduğumuzu O ndan başka kimsemizin olmadığını anlarız. Allaha derdimizi sıkıntımızi bizi üzen şeyleri yorgunluğumuzu hayatta ki mücadelelerimizi  üstesinden gelemediğimiz şeyleri anlatırız O ndan yardım dileriz O na derdimizi anlatırız bizi dinleyen bizi anlayan derdimizin dermanı olan birinin olduğunu bilerek kalbimizden geçenleri sevgiyle samimiyetle Rabbimize anlatırız içimizi dökeriz bizim derdimize derman olacak bize yardım edecek bir Rabbimizin olduğunu biliriz ona güvenir ona dayanırız yardimi bir tek Allah tan bekleriz. Dua ederken içimizden kalbimizden nasil geliyorsa öyle dua etmeliyiz  önemli olan bizim niyetimiz nasıl dua ettiğimiz değil nasıl niyetle dua ettiğimiz önemli.

Allah’a Yakınlıkta Kur’an Tilaveti

Allaha yakın olmak çok basit ve çok huzurlu bir şey Allaha yakın olmak için ibadet yaparak Kur’an okuyarak tam bir teslimiyet göstererek Allah’ a yakın olabiliriz zamanla herseyi düzenli ve içten iyi bir niyetle yaparsak Allaha daha yakın olabiliriz. Kur’an ayetlerinin Allah kelamı olduğunu her an hatırlamalı ve o şuur ile okumalıyız. Allah’a yakın olmak için bizlere farz kılınan ibadetlerin dışında Kur’an okumakta bizleri Allah’a daha yakın hissettirecektir.

Dua etmenin önemi ile ilgili bir kaç ayet paylaşabiliriz:

Bakara 127

(Hatırlayın!) Hani İbrahim ve İsmail, Kâbe’nin temellerini yükseltiyor (bir yandan da şöyle dua ediyorlardı:) “Rabbimiz bu ameli bizden kabul buyur. Şüphesiz ki sen, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semi’, (her şeyi bilen) El-Alîm’sin.” (2/Bakara 127)

Bir yandan salih amel yapmak diğer yandan kabul olması için Allah’a (cc) içtenlikle yakarmak kulluğun özünü oluşturur. Amele güvenerek duayı, duaya güvenerek de ameli terk etmek ise Allah’ın (cc) razı olacağı bir kulluk değildir.

Araf 55

Rabbinize gönülden (yalvara yakara) ve gizlice (için için) dua edin. Şüphesiz ki O, (duada) haddi aşanları sevmez. (7/A’râf 55)

Araf 56

► Yeryüzü (Allah tarafından düzenlenip) ıslah edildikten sonra orada bozgunculuk yapmayın. O’na korkarak ve umarak dua edin. Elbette ki Allah’ın rahmeti, muhsinlere/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlara pek yakındır. (7/A’râf 56)

Araf 205

► Gönülden yalvararak, korku ile ve yüksek olmayan bir sesle, sabah ve akşam Rabbini zikret. Sakın gafillerden olma! (7/A’râf 205)

Secde 16

► Yanları (geceyi ibadetle geçirmek için) yataktan uzaklaşan, Rablerine korku ve umutla dua eden ve onlara verdiğimiz rızıktan infak edenler… (32/Secde 16)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here