Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla..

Gıybet nedir? Gıybet ile ilgili ayetler, Gıybet ile ilgili hadisler, Gıybet etmenin hükmü nedir? Gıybet etmek günah mı? Gıybet etmek ile iftira etmenin farkı nedir?

Günlük yaşamımızda çevremizdeki kişilerle iletişim kurup herhangi bir konuda konuşurken çoğu zaman farkına vararak ya da varmayarak hepimiz gıybet edip günaha girebiliyoruz. Malesef bu durumun artık neredeyse normalleşmesi ise çok daha büyük bir sorun oluşturmaktadır. Başkaları hakkında konuşurken çoğu zaman önemsediğimiz bu konunun Kur’an ayetleri ve Hz.Peygamber’in hadis-i şeriflerinde belirtildiği üzere önemsememiz gereken ve titiz davranmamız gereken konulardan biridir. Gıybet ve dedikodunun toplumda yayılması bizleri sadece bireysel anlamda günahkar yapmanında ötesinde toplumsal huzuru ve millet bütünlüğünü de içten içe sarsan ve zedeleyen bir etkiye sahiptir. İslam hukukunda bir konu hakkında yasak getirilmiş ya da haram kılınmış ise hiç şüphesiz bunun bireysel,toplumsal, fizyolojik ve psikolojik etkilerinden söz etmek mümkündür. Gıybet ve dedikodu da toplumun hemen her kademesine aile içi ilişkilerden tutunda akrabalık ilişkilerine varıncaya kadar bulaştığı her yeri öldüren adeta bir zehir gibidir. Gıybetin bu yıkıcı etkisinden kurtulmak aynı zamanda da günahkar bir kul olmanın dışına çıkabilmek için öncelikle gıybetin ne olduğunu bilmemiz ve ona göre de davranışlarımızı ve konuşmalarımızı belirlememiz gerekir.

Gıybet Nedir ?

Gıybet ” uzaklaşma, gizli kalma ” manasına gelen ” gayb” kelime kökünden türeyen bir isim olmakla birlikte ” kötüleyerek birini anmak” manasına gelecek  şekilde teleffuz edilmektedir. Yani iki kişi arasında geçen bir konuşmada orada olmayan üçüncü bir kişiyi kötülemek maksadıyla onun hakkında konuşulur ise burada gıybet sözkonusudur. Gıybet hem ayet-i kerimede hemde hadis-i şerifler ile çirkin bir davranış olduğu belirtilmiştir. Gıybet etmenin hükmü haramdır ve insani günahkar yapan amellerden biridir. Gıybet konusu çoğu zaman yanlış anlaşılmakta ve aslında gıybet olmayan bir söz gıybet zannedilmektedir.Bu yüzden gıybetin ne olduğunun altını bir kez daha çizmek gerekirse; gıybet o anda orada bulunmayan bir başkası hakkında, onun hoşuna gitmeyecek sözler sarfederek  o kişiyi karalamak, kötülemek, küçük düşürmek ya da dalga geçmek gibi amaçlarla o kişiyi yermektir. Bir başkası hakkında güzel ve olumlu şeyler söylemek gıybet değildir ve bu kapsamda değerlendirilmez. 

Gıybet Hakkında Kur’andaki Ayetler

İslam hayatın hiç bir ânını boş bırakmadığı gibi başkaları hakkında sûi-zaman besleyerek veya kötülemek amaçlı sözler sarfetmeyide hükümsüz bırakmamıştır. Kur’an-ı Kerim’de Hucurat suresinin 12.ayetinde Allah Teâlâ gıybeti  haram etmiş ve şöyle buyurmuştur. 

” Ey iman edenler; Zannın çoğundan kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin ( başkalarının kusurunu araştırmayın). Birbiriniz hakkında gıybet etmeyin. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi. Bakın bundan tiksindiniz ! O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah tevbeleri kabul edendir ve esirgeyendir. ” Hucurat:12 

Ayet-i Kerime’de zan, tecessüs ( başkalarının ayıp ve kusurlarını  araştırıp öğrenmeye çalışmak) ve gıybet ( başkası hakkında kötü konuşmak) ele alınmış ve bu üç kötü haslet yasaklanarak haram kılınmıştır. Tecessüs ise bir kimsenin başkalarının günah,ayıp ve kusurlarını araştırmak olarak tanımlanmıştır. Ayrıca ayet-i kerimede bilmediğimiz konularda kötü zan beslemekte yasaklanmış ve haram kılınmıştır. Bu yasak ve haramlara riayet edilmediği taktirde günahlar bir kul olarak ahirette karşılığını göreceğimiz gibi bu dünya hayatında da kişisel ve toplumsal ilişkilerimizi bozarak çevremizdekiler ile sorun yaşamamıza neden olur. Dedikodu, gıybet, başkaları hakkında sû-i zan duymak, ve başkalarının ayıplarını bulmaya çalışmak gayri ahlâkî bir durum olduğu için ayet-i kerimede tiksindirici bir davranış olduğunu belirtmek için de bu davranışı yapanları ölmüş kardeşinin etini yemeye benzetmiştir. 

Bir kimse nasıl ki ölmüş bir insanın etini yiyemez, ondan tiksinir ve kaçarsa gıybet,.dedikodu ve kötü zandan da aynı şekilde kaçınmalıdır.  Burada akla gelen önemli sorulardan biri de şudur. İletişim teknolojilerinin geliştiği günümüz dünyasında telefonumuzdan mesaj uygulamaları kullanarak başkası hakkında onu kötüleyecek sözler söylenirse bu durumda gıybet etmiş olurmuyuz? Bu tür uygulamalar üzerinden yapılan konuşmalarda da aynı şekilde Allah’a karşı sorumluyuz. Bu yüzden mesaj yolu ilen yapılan konuşmalarda aynu şekilde gıybet hükümlerine tâbidir. Kısaca bir kimsenin duyunca hoşuna gitmeyecegi şey gıybettir. Bir kişi hakkında gıybet etmek herşeyden önce kul hakkına girer. Çünkü eğer bir kişiyi bir suçu ya da kabahati hakkında suçlayacaksak olursak bunu o kişinin bulunduğu bir mekânda yüzüne karşı yapmalıyız. Bu bir bakıma âdil bir davranış olur. Bu şekilde yaptığımızda en azından o kişinin kendini savunma hakkı bulunur. Ancak bunları o kişinin arkasından söylediğimiz zaman o kişinin kendini savunma hakkını elinden almış oluruz ki, bu da o kişinin hem hakkına girmek hemde gıybetini yapmak olur.

Gıybet Hakkında Hadis-i Şerifler 

Gıybet Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifleri ile sabit olduğu üzere bir müslümana ya da mü’mine yakışan, islam ahlakıyla bağdaşan bir davranış değildir. Malesef islam toplumu olarak en yaygın manevi hastalıklarımızdan biri de gıybettir. Gıybet ve dedikodu hakkında birçok hadis-i şerif bulunmaktadır. Ancak biz burada birkaç tanesini sizlerle paylaşacağız. 

– Kıyamette bir kimse işlemediği sevapları ( amel defterinde) görür. Bunlar Seni ( senin hakkında) gıybet edenlerin ibadetleridir,denir.! (Ebu Davud)

– Peygamber efendimiz (sav) gıybetin ne olduğunu ashabına anlatınca sahabeden biri; “Yâ Resûlallah ya benim söylediğim o kişide varsa” diye sordu.

Peygamber Efendimiz (sav); ” Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış olursun, eğer söylediğin onda yoksa iftira etmiş olursun. ” buyurmuştur. (Müslim)

– Peygamberefendimiz (sav) ” Gıybet zinadan daha şiddetlidir.” buyurdular. 

Sahabeden bir kimse; Nasıl olur Ey Allah’ın Resulü? dedi.

Peygamber efendimiz; Bir kimse zina eder, sonra tevbe eder ve Allah Teâlâ mağfiret eder, bağışlar.  Ancak gıybet eden ise, gıybeti edilen bağışlamadıkça mağfiret olunmaz. “ buyurmuştur. 

Gıybet ederek günaha girmek konusunda en çok yapılan  hatalardan biri de gıybet edilirken sadece kötülemek amaçlı söz sarfeden değil, bunu dinleyen kişi de o günaha ortak olur. Bu yüzden dedikodu ve gıybet eden kişiyi uygun bir şekilde uyarmamız gerekir. Uyarılara rağmen hala devam ederse o zaman orayı terketmek ve o günaha ortak olmamak gerekir. 

Bu konuda ki en büyük yanılgı ve hatalarımızdan biride, çoğu zaman hepimiz şahit olmuşuzdur. Gıybet eden birini uyardığımız zaman, ” ben gıybet etmiyorum, olanları anlatıyorum. ” ve ya ” ben bu söylediklerimi onun yüzüne de söyledim. ” gibi savunma yapmaktır. Bu en az dedikodu yapmak kadar hatta daha büyük bir hatadır. Çünkü ayette de açıkça anlaşıldığı üzere gıybet açık bir şekilde haram kılınmıştır. Bu şekilde bir savunma yapmak haram olan bir eylemi masumlaştırmaya çalışmak olur ki, bu da ayrıca bir günahtır. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here