İslam hukuk terminolojisijde “talak” boşanmayı ifade eder. Talak kelimesi daha çok tek taraflı boşanmayı kastedilerek kullanılır.

İslam dini evlenip aile kurmaya büyük önem vermiştir. Ancak boşanma konusunda bireylerin önüne zorluklar koymamıştır. İslam dini daima aile kurumuna önem vermiş toplum sağlığı açısından ailenin korunmasını öngörmüştür. İslam dini ve Peygamber efendimiz (sav) her zaman evlenmeyi ve aile kurmayı ashâbına tavsiye buyurmuş ve telkinde bulunmuştur. Ancak boşanma hususunda bireylere zorluklar çıkarmak, boşanmayı zorlaştırmak doğru bulunmamıştır.

Nesillerin ve medeniyetlerin yaşaması, devam etmesi ve ilerlemesi için her ne kadar evlilik şart olsa da evliliğin huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yürütülemediği durumlarda evliliğe son vermek ve boşanmakta meşru bir haktır.

Boşanma ile İlgili Ayetler

Bakara 229.ayet

Meali : ” Boşama (talak) iki kez olur.( Bundan sonra) ya iyilikle tutmak , ya da güzellikle salmaktır. Kadınlara vermiş olduğumuz mehri geri almanız doğru olmaz. Meğer ki erkek ile kadın Allah’ın sınırlarını (evlilikten doğan haklarını) ayakta tutabileceklerinden ümitlerini kesmiş olsunlar. Bu suretle evlilikten kurtulmak için kadının fidye vermesinde ikisi üzerinde de vebal yoktur.Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir. “

İslam hukukunda hakeme veya hakime başvurulmadığı takdirde boşama hakkı erkeğe aittir. Ancak erkek ve kadının anlaşması halinde bu hak kadına devredilebilir. Allah ve Resulü boşanmayı sevmediğini ayet ve hadislerle bildirmiştir. Ancak evliliği devam ettirmenin mümkün olmadığı durumlar için boşanma bir hak olarak tanımlanmıştır. Bu hakkı erkeğin suistimal edip kötüye kullanmaması için mehir ödeme şartı getirilmiştir. Ayrıca cahiliye döneminde kadınlar sınırsız olarak boşanıyor ve tekrar geri alınabiliyordu. Kadına yapılan bu haksızlığın önüne geçilmiş ve İslam hukukunda kadını boşama hakkı sınırlandırılmıştır.

İslam hukuku eşlerin boşanması konusunda boşanmayı zorlaştıracak müeyyideler yerine eşlerin boşanmaya vermesi halinde kolaylaştırma yoluna gitmiştir. İslam hukukunun boşanma konusuda eşlere kolaylık sağlaması, İslam’ın ailemin korumasına önem vermediği şeklinde düşünmek konuyu derinlemesine anlamamak ve konuya tek taraflı bakmanın bir sonucudur. Çünkü İslam aile kurmaya ve ailenin korunmasına önem vermiş ve bunu ayet ve hadis-i şeriflerle desteklemiştir. Ancak eşlerin sağlıklı bir şekilde aynı evi paylaşma ve huzurlu bir evlilik yürütme imkanı kalmadığı noktada tarafların boşanmasını zorlaştırmak sadece o ailenin huzursuzluğunun devamı ve toplumsal huzuru bozmak olurdu. Bu nedenle İslam evliliğin devamının mümkün olmadığı durumlarda boşanmayı kolaylaştırmıştır. Ayrıca boşanmanın zorlaştırılması halinde insanlar evlenmekten kaçabilir ve evlenmeye karşı soğuk durabilirlerdi. İslam hukukun boşanmayı kolaylaştırması kişinin istediği anda keyfi olarak boşanabileceği anlamına gelmez. Aksine sebepsiz keyfi boşanmak dinimizce caiz değildir. Bu hususta Peygamber efendimiz (sav) bir hadis-i şerifinde söyle buyurmuştur.

“Allah katında en sevilmeyen helâl boşanmadır. “ ( İbn Mace, Ebu Davud)

Ayrıca İslam hukuku keyfi boşanmanın önüne geçmek ve tarafların mağdur olmasının önüne geçmek amacıyla karısını üç defa boşandıktan sonra artık o çift kadın başka biriyle gerçek bir evlilik yapmadıkça tekrardan evlenemez.Keyfi boşanmaların önüne engel koyabilecek bir di ger uygulama ise mehir‘dir. Mehirin ne olduğu ise ilerde detaylı olarak açıklanacaktır. Yapilan araştırmalar göstermektedir ki müslüman toplumlarda ki boşanma oranları Avrupa ve dünya ortalamasının çok daha altındadır. Bu da göstermektedir ki İslam hukuku boşanmayı kolaylaştırmanın yanında keyfi ve basit nedenlerle boşanmayı zorlaştırmıştır.

İslamda Boşanma Şartları 

A) Esasen İslam hukukunda boşama hakkı erkeğe aittir. Tek taraflı boşama hakkına sahip olan koca isterse dilediği zaman bu hakkı kadına yani eşine devredebilir. Erkeğin bu hakkı ne zaman devrettiği farketmez.  Bu devir nikah akdi sırasında olabileceği gibi ileride ki herhangi bir zamanda da olabilir. İslam fıkıh literatüründe buna tevzif-î talak denir.Günümüz İslam toplumunda ve ülkemizde tevzif-î talak ile boşanma sayısı yok çekecek kadar azdır. Ancak erkek boşama hakkını kadına vermekle kendisini bu haktan mahrum bırakmış sayılmaz. Bu durumda hem.erkek hemde kadın dilediği zaman evlilik birliğine son verebilir.

B) Erkeğin boşama hakkını kullanabilmesi için ehliyet sahibi olması gerekir. Yani erkeğin aklî melekleri yerinde olması, akıl bâliğ olması  gerekmektedir. Gerek yaş itibari ile akıl bâliğ olmayan kişi, gerekse ruh sağlığı yerinde olmayan kişiler kendi iradeleri ile evlilik birliğini sonlandıracak boşama hakkını kullanamazlar. Bu tür kişilerin boşama ehliyetlerinden söz edilemez. İslam hukukunda sefih yani kısıtlı sayılan kimse Hanefi fıkhına göre hem evlenmeye hemde boşanmaya ehliyet sahibidir. Diğer mezheplerin çoğunluğu tarafından da bu görüş kabul  görmüştür. 

C) Ric’î talak ( daha sonra detaylı şekilde ele alınacaktır. ) evlilik akdini tamamen sona erdirmez. Bu nedenle ric’î talak ile boşanan ve iddet süresi bekleyen kadın bu süre içerisinde tekrar boşama hakkı kullanılarak evlilik birliği tamamen sona erdirilerek beynûnet-i kübra yani büyük boşama gerçekleşir. Böylelikle çiftler arasında ki karı koca ilişkisi tamamen sonlandırılmış olur.Ancak şuurunu kaybetmiş derecede öfkeli olan bir kimse ne dediğini ve ne yaptığını bilmeyecek derecede öfkeliyken 

 


Şaka ile Yapılan Boşama Geçerli Olur Mu ?

Hemen hepimiz günlük yaşamımızda bazen eşlerin aşırıya giden sözlerine  şahit oluyoruz. Bazen çok ciddi konuları espri malzemesi yapabiliyoruz.  İslam hukuku konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığımız için yaptığımız bu tarz konuşmaların tahmin etmediğimiz çok ciddi sonuçlarıolabilir. Peygamber efendimiz (sav) bir hadis-i şerifinde söyle buyurmuştur. 

“Üç şeyin ciddisi de ciddidir, şakası da ciddidir. Nikâh, talak ve talaktan dönme. ” ( Ebu Davud, Talak) 

Bu hadis-i şeriftende açıkça anlaşıldığı gibi şaka ile yapılan nihal yani evlilik geçerli olduğu gibi şaka ve espri amaçlı yapılan talâk yani boşanmada geçerlidir. Bu konuda İslam alimlerinin çoğunluğu aynı görüştedir. Ancak kişinin şuurunu kaybetmiş derecede öfkeli olması ve ne dediğini ne yaptığını bilemeyecek derecede öfkeli ve kızgın olması durumuna bu halde olan bir kişinin boşanma sözlerinden birini kullanması durumunda bu boşama geçerli değildir. Çoğu zaman hepimiz öfkelendiğimizde bir anlık öfke ile hiç söyleyeceğimiz şeyler telaffuz edebiliyoruz. Özellikle aşırı öfke ve sinir halinde yapılan boşama  nikah akdini sona erdirmez ancak bunu alışkanlık haline getirmekte son derece yanlıştır. Evlilik akdini sona erdirmez dahi her tartışmada eşini boşamak,.boşanmanın da ciddiyetini kaçırarak aile hayatında farklı sorunlara neden olabilir. 

Bu konuda merak edilen hususlardan biride boşama için teleffuz edilen cümlelerdir. Talâk hakkını elinde bulunduran boşsun ” ya da “benden boş ol” gibi kelimeler kullanarak boşama hakkını kullanırsa bu boşama geçerlidir. Ancak kinayeli sözlerle boşama ağırlıkla görüşe göre bu durumda talâk gerçekleşmiş olmaz ve böyle bir boşama geçerli değildir. 

İslam’da Boşanma Çeşitleri 

İslam hukuk literatüründe boşama dört çeşittir. Boşama hakkını kullanan ister erkek olsun isterse kadın olsun herhangi bir fark yoktur ve bu dört boşama, sünnete uygun olması ya da olmaması ile eşlerin yeni bir nikah akdine gerek duymadan talaktan dönmesi ya da yeni bir nikah akdi ile eşlerin birleşmesinin mümkün olmasına göre dört farklı talâk sözkonusudur.

1) Ric’î Talâk: Ric’î talak ile boşanan eşler yeni bir nikah akdine gerek duymaksızın evlilik birliğini talaktan vazgeçerek devam ettirebilirler. 

2) Bâin Talâk: Bâin talak ile yapılan boşamasa eşler ancak yeni bir nikah ile tekrar bir araya gelerek evlenebilirler. 

3) Sünnî Talâk: Sünnî talak Peygamber efendimiz (sav)’in belirlediği ilkelere yâni sünnetine uygun şekilde yapılan boşanmadır. Sünni talâk ile Yapılan boşanmalarda eşlerin talaktan dönmesi ve evlilik birliğinin devamı mümkündür. 

4)Bid’î Talâk: Bid’î talak Peygamber efendimiz (sav)’in sünnetine uygun olmayan şekilde yapılan boşanmadır. Dinen hoş karşılanmaya bile bu tür bir boşama geçerlidir. 

Boşama Bir Şarta Bağlı Olabilir Mi ?

Boşama talâk hakkını kullanan eşin daha önceden belirleyerek ortaya koymuş olduğu bir şarta bağlı olarak gerçekleşebilir. Bu durumda beyan edilen şart ne zaman gerçekleşir ise talâk hükümleride o zaman gerçekleşmiş olur. Aksi halde talâk gerçekleşmez ve evlilik akdi de tüm yönleri ile devam eder.

 

 

 

 


 



 


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here