İslamda çok eşlilik var mı? İslamda çok seslilikten bahseden ayetler, Islam dini ve diğer dinlerde çok eşlilik, Hristiyanlık ve Yahudilik’te çok eşlilik yasak mı? Cahiliye döneminde çok eşlilik, Kadınlar birden fazla erkekle evlenebilir mi? Taaddüd-i zevcât nedir? Taaddüd-i ezvâc nedir?

İnsan yaratılmış olan varlıklar içerisinde hiç şüphesiz en mükemmel olanıdır ancak insan yalnız yaşayamaz. Her insan yalnız doğar ancak hayatını yalnız sürdüremez. Yalnızlık insan fıtratına ve yaratılış amacına uygun değildir. Bu yüzdenden insan birbirinin yalnızlığını giderecek ve birbirinin eksik ve noksan taraflarını tamamlayabilecek şekilde erkek ve kadın olarak yaratılmıştır. Allah Teâla Rum Sûresi’nde erkek ve kadını birbirine eş olarak yarattığını ve bu iki cinsin birbirine huzur ve mutluluk vereceğini belirmiştir. Hiç şüphesiz ayeti kerimede bahsedilen mutluluk cinsel mutluluk değişir ya da bunu sadece cinsel mutluluğa bağlamak doğru değildir. Çünkü erkek ve kadın birbirilerine aynı zamanda ruhsal veya manevi olarakta huzur verirler.

Erkek ya da bayanın bir araya gelip evlenmelerinin en önemli nedenlerinden biriside aile kurmak ve kendi neslini devam ettirme arzusudur. Kadın ve erkeğin bir araya gelmesi ve aile kurarak nesillerini devam ettirebilmeleri için dini ilkelere uygun olarak nikah akdini yerine getirmiş olmaları gerekir. Evlilik akdi ile eşler birbirlerine hem cinsi  hemde manevi olarak huzur verirler ve kendi kanından ve canından evlatlar yetiştirerek neslin devamını sağlarlar. Bu şekilde insan hem maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılar hemde dini ilkere uygun bir nikah ile meşru bir şekilde aile kurarlar. İslam dininde evlilik yapmak erkek ve kadına tavsiye edilerek özendirilmiş, gayr-ı meşrû ilişkiler ise yasaklanmıştır.

Kuran-ı Kerim’de farklı surelerde ve birçok ayette evlilik özendirilmiş, erkeğin kadın üzerinde ve kadınında erkek üzerinde hakları olduğu belirtilmiştir. Kurulan evlilik birliğinin korunması için taraflara sorumluluklar yiklemekle birlikte erkeğe bu konuda daha çok sorumluluk yüklenmiştir. Yine farklı ayetlerde hem kadına hemde erkeğe birbirlerine ve evlatlarına karşı hoşgörü ve sevgi ile muamele etmeleri tavsiye edilmiştir. Ancak geçmişten bu günümüze gelinceye kadar evlilik konusunda toplumlarda farklı uygulamalar olmakla birlikte çok evlilik veya çok eşlilik söz konusu olmuştur.

İslam’da Çok Eşlilik Var Mı?

İslam öncesi veya İslam’ın ilk yılları cahiliye döneminde, arap toplumunda erkekler istedikleri kadar kadınla evlenebiliyor ve istedikleri kadad cariye sahibi olabiliyorlardı. Geçmişte bugünün Avrupa toplumu içinde aynı veya benzer uygulamalar olmuştur. Ancak bir kadının birden fazla erkekle meşru bir evlilik yapması söz konusu olmadığı için,daha doğrusu böyle bir uygulama olmadığı için, çok eşlilik veya çok evlilik deyince erkeğin birden fazla kadınla meşru evlilik yapması anlaşılmaktadır.

Taaddüd-i zevcât; Erkeğin birden fazla kadınla evlilik birliği içerisine girmesini ifade eden bir terimdir.

Taaddüd-i ezvâc; Kadının birden fazla erkekle evlenmesi yani çok kocalılık durumunu ifade eder.

Esasen çok eşlilik daha doğrusu taaddüd-i zevcât gerek semavi dinlerde gerekse beşeri dinlerde yasaklanmış değildir. Biz tabi burada daha çok semavi dinlerin konuya bakışını ve toplumdaki uygulamalarına değineceğiz.

İslam’ın ilk yayıldığı toplum olan Arap kabileleri ve toplumunda erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi konusunda herhangi bir sinir yoktu. İslam dininin ilk döneminde emir ve yasaklar bir anda topluma dayatma tarzı ile sunulmamış, zamana yayılacak biçimde bir bakıma toplumu önce o yasağa alıştırıp daha sonra kesin olarak yasaklanmıştır. Kur’an-ı Kerim’in 23 yılda getirmiş olduğu bu şekilde topluma enjekte edilmiştir. Çok evlilik konusuda yine İslam’ın ilk yıllarında herhangi bir yasak getirilmemekle birlikte zamanla bu sayı en fazla 4 kadınla aynı anda evli olabilmek şeklinde sınırlandırılmıştır.

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla..

Nisa Sûresi 3.ayette Allah Teâla şöyle buyurmaktadır. “Yetim kızlar hakkında adaletli olamayacağınızdan tereddüt ederseniz, sizin için helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın. Bu şekilde haksızlık etmekten yine tereddüt ederseniz o halde tek eş veya sahibi olduğunuz cariyenizle yetinmeniz Haktan sapmamanız için daha uygundur. “

Evvela şu konunun altını çizmek gerekir ki, erkeğin birden fazla kadınla evlenebilme serbestisini İslam dini ortaya çıkarmamıştır. Islam’dan önce yaşayan dinler ve bu dinlerin mensupları olan toplumlarda çok evlilik zaten vardı ve herhangi bir hukuksal düzenlemeye tabi değildi. Bu nedenlede çok evlilik konusu suistimale açık bir konuydu. İslam dini sadece var olan bir olguya düzenleme getirmiş ve suistimalleri önlemiştir. Ayeti kerimede özellikle yetim kızlara ve adalete vurgu yapılmasının nedenide budur.

Daha önceki dönemlerde yetim kız çocuklarına bakan ve onları kendi korumaları altında bulunduran velileri, o yetim kızla evlenmek Istediğinde yetim kız çocuğu korunmasız olduğu ve zaten kendisini koruyup kollayan kişinin kendisi ile evlenmek istediği için bir bakıma velisi ile evlenmeye mecbur kalıyordu. Bu evlilikler sırasında velisi olan erkek özellikle bazı maddi konularda yetim kızın çaresizliğinden de faydalanarak haksızlık yapabiliyordu. Nisa Sûresi 3.ayetinin nüzul sebeplerinden biride yetim kız çocuklarına yapılan bu haksızlığın önüne geçmektir. Diğer yandan bu ayeti kerime ile sınırsız olan çok eşliliğe bir sınırlama getirilmiş ve en fazla olarak belirlenmiştir.

Ayrıca erkeğin birde  fazla evliliği İslamiyet’ten önceki hem  hristiyanlık, yahudilik gibi semavi dinlerde hemde beşeri inanç sistemlerinin hakim olduğu toplumlarda görülen bir uygulamadır. Çok evliliğin bazı toplumsal gerçeklere ve ihtiyaçlara dayandığı muhakkak,ancak bir düzenleme ve sınırlama olmadığı takdirde haksızlığa ve suistimale yol  açtığını tarihi gerçeklerden biliyoruz. Tarihsel süreç içerisinde yaşanan savaşlarda erkek ölümlerinin çok  fazla olması, kadınların toplumda sayı olarak çok fazla olmalarına yol açmış ve bu durum bazı aksaklıklara neden olmuştur. Erkeğin birden fazla evlenmesi böyle dönemlerde bir bakıma toplum yararına olmuştur. Ayrıca yine o dönemlerde bazı toplumlarda çok eşli olmak bir bakıma güç ve itibarın neredeyse simgesi sayılıyordu. İslam dini bu ayeti kerime ile adaleti bir ölçü olarak koymuştur ve sınırlama getirmiştir. Hristiyanlık ve Yahudilik’te ise çok eşliliğe aykırı veya yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır. Hatta hristiyanlığın bazı mezheplerinde çok eşlilik teşvik dahi edilmiştir.

Allah Teâla bu ayeti kerime ile esasen çok eşliliğe değil tek eşliliğe teşvik etmiş ancak zaruri durumlar söz konusu olabileceği için çok eşliliğe yasak getirmemiş ve bunun sayısını en fazla 4 olacak şekilde sınırlandırmıştır. İslam tarihinde sahabeden 4 ve daha fazla karısı olan sahabelere Peygamber efendimiz (sav) 4 hanımdan fazla olanları boşamalarını istemiştir. İslam dini zinayı yasak edip, çok evliliğe yasak getirmemekle bir bakıma kadınların da haklarını güvence altına almıştır. Hiçbir hukuki bağ olmadan evli birisinin ikinci bir kadınla münasebet kurması o kadını mağdur edecektir ve hiçbir hukuki hakkı olmayacaktır. Oysaki ikinci kadın nikah akdi ile evlenmiş olunca hakları korunmuş ve garanti altına alınmış olur.

Kur’an-ı Kerim’de yukarıda bahsettiğimiz ayette çok eşliliğin ancak adaları sağlamakla mümkün olacağını, farklı ayet-i kerimede ise aralarında adaletin tam olarak sağlamayacağını belirterek tek eşliliğin bu bakımdan daha hayırlı olacağını belirtmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here