Miras ne demek? Miras nedir? İslamda miras hukuku nasıl? Ferâiz  nedir? Mirasçılar kaç gruptur? Ashâb-ı ferâiz nedir? Asabe ve Zevi’l-erham nedir? Mirasla ilgli ayetler, Mirasla ilgili hadisler, İslam hukukunda miras nasıl pay edilir? İslam miras hukukunda kadınlara haksızlık var mı? İslam hukukuna göre mirasçı olmanın nedenleri nelerdir? Ölmeden önce miras hakkında vasiyet edilebilir mi?Evlatlık mirasçı olur mu? İslam hukukunda mirasla ilgili merak edilen diğer konular..

Yüce dinimiz İslam müslümanın hayatının  bugün evrelerine ve yaşamın her alanına bir nizam ve intizam getirmiştir. Aynı şekilde ölen bir kimsenin yakınlarına bıraktığı mal,mülk ve para  cinsinden miras kalan herşeyin kimlere ne şekilde pay edileceği konusundada İslam dini belirli ölçü ve kaideler getirmiş, bu kaidelere göre miras paylaşımı yapılması istenmiştir. Miras hukuku ile kural ve kaideleri inceleyen ve bu konu ile ilgili verilen hükümleri ele alan ilim dalı ise İslâmî terminolojide ferâiz” olarak geçmektedir. Yani ferâiz islam miras hukukunu inceleyen ilimdir.

Kutsal kitabımız ve hayat rehberimiz Kûr’an-ı Kerim her konuda olduğu gibi miras konusunda da kişilerin hakları ile ilgili prensipler Nisa sûresinde belirtilmiştir. Miras hukuku ile ayeti kerimelerde genel olarak bahsedilmiş, Peygamber efendimiz (sav)’in hadis-i şeriflerinde ise konu daha detaylı olarak ele alınmıştır. Her konuda olduğu gibi miras konusunda da tarafların haklarını korunmuş ve adil bir miras paylaşım prensibi ortaya konmuştur. Bu ayetlerle miras paylaşımı ilkeleri belirtilmiş ve İslam öncesi Arap toplumundaki miras konusunda yapılan keyfilik ve haksızlıkların önüne geçilmiştir.

Miras Hukuku İle İlgili Ayetler

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla..

Nisa Suresi 11.Ayet Meali: ” Allah size miras hükümlerini şöyle emreder. Evlatlarınız hakkında ki hüküm erkek evladın hakkı iki kadının hakkı kadardır. Fakat evlatlarınız ikiden fazla kız ise ölünün bıraktığı mirasın üçte ikisi (kızların) onlarındır. Kız evlat bir tek ise o halde mirasın yarısı (o kızın) onundur. Ölenin ( ölen kişinin) çocuğu varsa ana ve babanın her birine mirasın altıda biri verilir. Çocuğu yoksa ve ona anne ve babasından miras kaldıysa (terekenin) üçte biri anasınındır. Kardeşleri varsa (erkek ya da kadın) o halde mirasın altıda biri anasınındır. (Bütün bu hükümler) ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa borçları ödendikten sonradır. Fayda yönünden babanız ve çocuklarınızdan hangisinin size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. ( Bu hisseler) size Allah’tan birer ferîzadır. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir. Yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”

Nisa suresi 12.Ayet meali: ” Zevcelerinizin çocuğu yoksa (ondan kalan) mirasın yarısı sizindir. Eğer onların (zevcelerinizin) çocuğu varsa mirastan size düşen hisse dörtte bir miktarıdır. (Ancak bunlar ölen zevcenizin) vasiyeti ve borçları eda edildikten sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızın ( bıraktığınız mirasın ) dörtte biri (onların) zevcelerinizindir. Eğer çocuğunuz varsa mirasınızın sekizde biri ( vasiyetiniz ve borularınız yerine getirildikten sonra) onlarındır. Eğer miras bırakanın annesi babası ve çocuğu yoksa, vasiyeti ve borçlarından sonra kız ve erkek kardeşin her birinin hissesi altıda birdir. Eğer onlar ( kardeşler) bundan çok sayıda ise vasiyet ve borçtan ( vasiyet ve borçları yerine getirildikten) sonra (mirasın) üçte birine ortaktırlar. (Vasiyetin yerine getirilmesi ve borçlar) mirasçılara zarar vermemelidir. ( Bu hükümler) Allah’ın size vasiyetidir. Allah herşeyi bilendir, halîmdir.”

Cabir isminde bir sahabe çok hastaydı. Peygamberimiz (sav) onu ziyarete gittiğinde Cabir (ra) Peygamberimize malını e yapması gerektiği hakkında tavsiye istedi. Bu olay üzerine miras hukukunun temelini oluşturan bu ayetler nazil olmuştur.

Nisa suresi 176.Ayet meali: ” Senden fetva isterler, De ki ; Allah babası ve çocuğu olmayan kimsenin mirası hakkında ki hükmü açıklar. Eğer ( erkek veya kız) evlâdı olmayan bir erkek ölürse, terikesinin (varsa) kız kardeşinindir. Eğer mirasçı erkek kardeş ise, vefat eden ( çocuğu olmayan kız kardeşin) bıraktığı mirasın tamamı onundur. Eğer kız kardeş iki ise ( iki ve daha fazlası) erkek kardeşin bıraktığının (mirasın) üçte ikisini alırlar. Eğer ( mirasçılar) erkek ve kız kardeş ise erkeğin hakkı kadının hakkının iki katıdır. Allah size -şaşırırsınız diye- (hükümlerini) açıklıyor. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

İslam öncesi arap toplumlarında ve diğer medeniyetlerde kadının yerini, sosyal konumunu ve miras hukuku anlamında uğradığı haksızlıklara daha önceki konularda değinmiştik. Cahiliye arap toplumunda kız çocukları öz evlat dahi olsalar mirasçı kabul edilmezdi ve annesi ya da babası vefat eden kız çocuğuna mirastan pay verilmezdi. Hatta bırakın mirastan pay almayı kadınlar miras malı sayılırdı. Rivayete göre ağır hastalığı olan sahabeden Cabir bin Abdullah isminde bir sahabeyi Peygamber efendimiz ziyaret edince hiç erkek çocuğu olmayan Cabir miras konusunda ne yapması gerektiğini Peygamber efendimize sorar. Cabir’in bu sorusu üzerine miras ayetleri nazil olmuştur. Bu ayetlerin inmesi ile kadınların miras konusundaki uğradıkları haksızlıklar giderilmiş ve kadınlarda erkekler gibi mirastan haklarını almışlardır. Ayrıca yine cahiliye dönemi dediğimiz İslam öncesi Arap toplumunda aralarında herhangi bir kan bağı olmayan kişilerin ölmeden önce birbirlerine söz vererek hangisi önce ölürse diğeri onun mirasına sahip olurdu. Bu tür uygulamalar ölenin kan bağı olan kimselerin mağduriyetine yol açmaktaydı. Nisa suresindeki ilgili ayetler ile bu sorunlar giderilmiş ve hakkaniyetli bir paylaşımın alt yapısı oluşturulmuştur.

Miras Hukuku İle İlgili Hadis-i Şerifler 

Sahabenin önde gelenlerinden, İslam için ilk oku atan Sa’d bin Ebi Vakkas Veda haccı yılında çok hastalanmıştır ve birgün Peygamber efendimiz ziyaretine gittiğinde Sa’d Peygamber efendimize ” bir kızının olduğunu ve mirası konusunda malının üçte ikisini dağıtmak istediğini kalanı kızına bırakmak istediğini” söyleyince Peygamberefendimiz bunun uygun olmadığını söyledi. Sa’d bin Ebi Vakkas bu kez ” malının yarısını dağıtmak istediğini “söyleyince buna da ” hayır ” cevabını aldı. Peygamber efendimiz ona malının üçte birini dağıtmasını hatta bu miktarın bile fazla olduğunu söyledi. Peygamber efendimiz ardından Sa’d bin Ebi Vakkas’a mirasçılarına hayatlarını rahat yaşayacakları miktarda mal bırakmasının kendisi için daha hayırlı olacağının,  mal ve mülkü varken evlatlarını muhtaç bırakmasının hayırlı olmadığı yönünde tavsiyelerde bulunmuştur. Bahsi geçen hadis-i şerif ise şu şekildedir.

Peygamber efendimiz (sav) yatağında hasta yatmakta olan Sa’d bin Ebi Vakkas’ı ziyaretinde hadis-i şerifi şu şekilde rivayet etmektedir.

“Ey Allah’ın Resulü ! Gördüğün gibi çok hastayım, ben zengin bir hastayım ve bir kızımdan başkada mirasçım yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı?

Peygamber efendimiz: “Hayır ” diye cevap verdi.

“Yarısını dağıtayım mı ” diye sordum

Yine ” hayır ” diye cevap verdi.

“Ya üçte biri hakkında ne buyurursun diye sorduğumda” 

” Üçte birini dağıt, hatta o kadarı bile fazla. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıpta halka avuç açtırmamtan daha hayırlıdır.” buyurmuştur.

Yukarıdaki ayet ve hadisler ışığında şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki; Miras hukuku anlamında Allah Teâlâ en adil taksimatı nasıl yapacağımızı bizlere göstermiştir. İslam hukukunda miras hukuku kişilerin kendi keyif ve takdirine bırakılmamış, mirasçı olmayı ve miras hukukunu kan bağı belirlemiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here