Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla..

Dinimiz İslam gerek Kur’an-ı Kerim ayetleri gerekse onu destekleyen ve açıklayan Peygamber efendimizin hadisleri ile hayatımızın her alanına ışık tutmakta,nizam getirmekte ve bize rehberlik etmektedir.Bu kural, kaide ve tavsiyelerin bireysel anlamda faydaları olduğu kadar toplumsal faydaları da gözardı edilemez.

Peygamber (sav)’in ” Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” hadis-i şerifi toplumsal dayanışma, sosyal adalet ve millî birliğimiz açısından adeta rehber edinmemiz gereken oldukça önemlidir. Yardımlaşma ve dayanışma hem inancımızın aynı zamanda da insan olmanın gereğidir.

Sevgili okurlarımız bu konu çerçevesi hakkında aslında yardımlaşmayı seven ihtiyaç sahiplerine kol kanat açan atalarımızdan kitaplarımızdan ailemizden öğrendiğimiz bir milletin çocuklarıyız. Ve bunu tarih boyunca da ispat ettik etmekteyiz hala da. bizler nerede bir ihtiyaç sahibi, nerede bir fakir veya düşkün,nerede gözü yaşlı birini görsek malımızla canımızla yardımına koşan birer mü’min olmanın yanında, bu bize tarihimizin, inancımızın ve insanlık vazifemizin getirdiği birer sorumluluktur.

Bazılarını ne kadar eleştirsek de aynı devletten milletten, ırktan olmasak da Suriyeli’lere kol kanat açmadık mı? Onlara iş verildi. Para verildi. Ev verildi. Aş verildi. yeri geldi bir ekmeği ikiye böldük paylaştık. Tüm dünya devletleri ülkeler şehirler onları arasına almazken biz sahip çıktık. Neden çünkü onların yerine kendimizi koyduk. Açlık yoksulluk çok zor bir durumdur.

Bir devlette millette ne kadar çok paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma varsa o devlette, o evde, o kadar huzur olur. Vicdanımız rahat olur. Bana uymayan yılan bin yaşasın dersek etme bulma dünyası zamanı gelince de kimse bize yardım eli uzatmaz. Zaten insan başına bir şey gelmeden anlamaz.

Müslümanları kardeş olarak tarif ederken birbirlerinin dertlerini sıkıntısını dinlemeyen gerçekten mü’min sayılmaz. Çünkü onun derdi sıkıntısı seninde derdindir. Din kardeşi olmanın gereği budur.Bizleri Kur’an ayetleri ile birbirimize kardeş kılan ayetlere uyarak insanı ve vicdani sorumluluklarımızı göz ardı etmemeliyiz. İnanın ihtiyaç sahibi birinin ihtiyacını karşılamanın ve onu mutlu etmenin verdiği huzuru hiç bir şey veremez.

”Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözü Peygamber efendimizin hadis sözüdür. Ne güzel ne anlamlı bir sözdür. Şimdi sizlere soruyorum! Ülkemizde eğlence mekanları arttı, kafeler arttı, içki mekanları çoğaldı. Birbirimize eski bağlılık yok, herkes başka bir dünyada. Kimisi gösteriş kimisi menfaat. Bayramlar bile eskisi gibi değil. Mesajla bayramlaşılıyor. Eski saygı sevgi tutkunluk yok.

Toplumda birbirini tanıyan akrabalar arkadaşlar dostlar eşler neden başına birşey gelince yardım etmek yerine kaçıp uzaklaşıp eğlenmeyi tercih ediyorlar. Vicdanları hiç mi sızlamıyor. Hiç mi oturup düşündüğünde acaba ne yapıyor, ne yaptı demiyor. Benimde başıma gelir mi diyerek empati kurmuyor. Biz toplum olarak bu hale düşmemeliyiz. Yardımlaşmalıyız. Allah’ın müslümanlardan istediği, ecdadımızın bizlere mğrettiği ve vicdanımızın bize seslendiği yol budur.

Bunun nedeni biz kendimize Müslümanız diyenler inancımızda ne kadar samimiyiz önce bir onu sorgulamak lazım.Neden bugün Yahudi İsrailde aç insan sayısı ya yok yada yok denecek kadar az.
Çünkü bize göre onların inançları her ne kadar batıl olsada Yahudiler kendi dinlerinde inançlarında samimiler.Buda onları çalışmaya, araştırmaya, vs. teşvik ediyor.Biz kendimizi sorgulamamız lazım.İnancımızda ne kadar samimiyiz.Sözde olmuyor bu işler.İcraat lazım. Kuran’ın ilk emri -oku- önce okumak lazım.Sonra okuduğu anlamak lazım.Sonra onu pratiğe döküp üretmek lazım.O zaman kimse aç kalma
O zaman belki pavyonlar bu kadar çok olmaz.Bizde burada bunları sorgulamalıyız.

Televizyonlarda yemek programları bütün kanallar yemek programı yazık değil mi aç insanlar izliyor evine ekmek alamayanlar nerden bilsin karidesi, nerden bilsin magnolia yı, adamlar ekmek bulsa şükrediyor. Öyle programlar yerine yardım yapılsa daha çok izlenmez mi yazıktır, nice sanatçılar var birleşseler, birleşsek destek olsak sevap değil mi. Millet ağzını ayıra ayıra eti tavuğı yiyor. Hiç demiyorlar aç okula giden hatta okula okula bile gidemeyen insanlar var diye. Üzülüyorum halimize.

Çünkü biz insanlar sadece bu dünya için yaşıyoruz. Ahiret yaşamını düşünmüyoruz. Yaptıklarımızı düşünmüyoruz. Bugün tok yatıyorsan haline şükret ve yardım et kul bilmese bile Yüce Mevlam herşeyi görüyor

Sen yap ki Allah’ta sana kat kat fazlasını verir.

Lütfen değerli okuyucularım bu sese kulak verelim bir ekmekse bile paylaşalım niyet etmemiz bile bize en büyük sevaptır.

Zengin olmak bir farklılık değildir. Gösteriş değildir. Güzel pahalı yemek yemek değildir. Zenginler siz fakirlere yardım etmek için sadece bir aracısınız, lütfen kulak verin ve kimse artık aç kalmasın. Açlıktan ölümler kalmasın Dışarıda bir hayvan bile görünce bir süt bir ekmek vermeliyiz.

Yardımlaşma Hakkında Hadisler

Allah Teala bir hadis_i kutsi’de şöyle buyurmuştur: ” Ey Ademoğlu! Sen infak et,bende sana infak edeyim.”(Buhari)

” Kim helal kazancından bir hurma miktarı sadaka verirse Allah  o sadakayı büyük bir hoşnutlukla kabul eder.Sonra onu(sadakayı) sahibi için sizden birinizin tayını büyüttüğü gibi dağ gibi olana kadar büyütür.(Buhari)

”Kıyamet günü mü’minin serinlyeceği gölgelik (vermiş olduğu) sadakadır.” (Ahmet bin hanbel)

Dinimizin yardımlaşma ve dayanışmayı artırma adına toplumsal refahı artıracak olan ve insanlar arasında kardeşlik duygularını pekiştirmek adına getirmiş olduğu uygulamalardan biride sadakadır. Sadaka vermek kuldan belaları uzaklaştırır. Ancak ne var ki toplumumuzda sadaka verirken çoğu zaman gözden çıkardığımız, zaten vermesek de atacağamız malları sadaka verme oldukça çoğaldı. Atacağımız,çürük malları vermek sadaka değildir. Mü’min kendi evine götürmeyeceği veya kendi çocuklarına vermeyeceği bir malı başkasına da layık görmemelidir. daha faziletli olan sadakayı malın en güzelinden ve rencide etmeden vermektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here