Oruç Nedir? Orucun ruhsal ve fiziki faydaları nelerdir? Orucun farz olduğunu bildiren ayetler hangileridir? Oruçla ilgili hadis-i şerifler nelerdir? İftar ve İmsak Nedir? Orucu bozan şeyler nelerdir? Orucun çeşitleri nelerdir? Hangi günler oruç tutmak yasaktır?Hangi durumlarda oruç tutmamak mübahtır? Oruçla ilgili merak ettiğiniz her şeyi bu yazımızda bulabilirsiniz..

ORUÇ NEDİR ?

Oruç kelimesi Arapçada savm veya sıyam olarak ifade edilmektedir. Kelime anlamı olarak “bir şeye kendini engellek ve tutmak” anlamına gelir. İslam fıkıh literatüründe ise “kişinin yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak durması ” orucun özünü oluşturmaktadır. Oruç tutmak diğer ibadetlere nispeten daha meşakkatli olduğu için hiç şüphesiz mükafatıda Allah katında daha fazla olacaktır.

ORUÇ TUTMANIN FAYDALARI NELERDİR?

Allah teâla’nın emirleri ve yasaklarında bizlerin bildiği yada hikmetlerini bilemediğimiz hem psikolojik hemde fizyolojik birçok faydası vardır. Orucun ise bütün bunların yanında hiç şüphesiz toplumsal huzuru sağlama bakımından da faydaları vardır.

Oruç, nefsin istek ve arzularına karşı koymayı direnmeyi öğrettiği için insan iradesinin kuvvetlenmesini sağlar.

Oruç, insana sabretmeyi öğrettiği için insan hayatı boyunca karşılaştığı zorluklar karşısında sabretmeyi ve mücadele etmeyi öğrenir ve bu şekilde hayatta daha başarılı olur.

Oruç, oruç tutan kişinin yoksulların halini ve içinde bulundukları durumu daha iyi anlamalarına ve bu nedenlede toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı tetikleyen bir etkisi vardır. Bu şekilde toplumsal refah düzeyi arttığı gibi insanlar arasındaki merhamet duygusunuda geliştirerek insanı değerlerin yüceltilmesini sağlar.

Nasıl ki, çalışan her mekanizma zamanla yorulur ve aşınır dinlenmeye ihtiyaç duyarsa, insan vücududa sürekli çalıştığı için dinlenmeye gereksinim duyar. Tamda bu noktada oruç insan vücudunun dinlenmesi için gerekli olanağı sağlar ve daba sağlıklı bir şekilde işlemeye başlar. Oruç özellikle sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasını sağlarken, mide ve bağırsak hastalıklarını önleyici rolü olduğu günümüz tıp otoriteleri tarafındanda onaylanmaktadır.

ORUCUN FARZ OLDUĞUNU BİLDİREN AYETLER ve HADİS-İ ŞERİFLER

Orucun hem ayeti kerime hemde hadis-i şerifler ile sabittir. Bunda herhangi bir şüphe yoktur. Orucun faaliyeti ile ilgili Allah Teâla Bakara süresinin 183. ve 184.ayetlerinde şöyle buyurmaktadır.

” Ey iman edenler! Oruç sizden öncelikte olduğu gibi sizin üzerinize de belirli günlerde oruç tutmanız farz kılındı. İçinizde hasta olan ve yolcu olanlar ( hastalık geçince ve yolculuk bittiğinde) tutmadığı orucu diğer günlerde tutar.( Hasta ve yolcu olmadığı halde) Oruç tutmakta zorlananlar bir fakiri doyurarak fidye verir. Kim içinden gelerek bir iyilik yaparsa o iyilik kendisi içindir. Ancak oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.”

Oruç turma ve ramazan ayı ile ilgili bir-çok ayet ve hadis-i şerifler mevcuttur ancak bir burada sadece orucun önemini belirtmek amacıyla bir hadis-i şerifi sizlerle paylaşacağız.

Allah Teâla bir hadis-i kutsîde “ Oruç benim içindir, onun karşılığını ben verecegim” buyurmuştur. ( Buhârî savm, Müslim, sıyâm)

Sizlerle paylaşmış olduğumuz ayet ve hadislerdende anlaşıldığı gibi oruç farzdır ve Allah Teâlânın müslümanlara emretmiş olduğu en önemli ibadetlerden biridir. Mükafatıda Allah katında olacaktır mutlaka. Çünkü Allah vaadinden dönmez.

ORUCUN ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Hanefi fıkhına göre oruç, farz, vacip ve nafile olmak üzere 3 farklı hükümle tutulabilir.

1)Farz Oruç: Farz olan oruç esasen Ramazan ayında tutmuş olduğumuz oruçtur ve ne zaman tutulacağı (Ramazan ayı) önceden belirlenmiştir. Ramazan orucu dışında farz oruç kapsamına giren fakat zamanı önceden belirli olmayan oruçlar ise şunlardır;

Kefaret orucu, tutulmayan ramazan orucunun daha sonra kaza edilmeside aynı şekilde farzdır.

Zıhar orucu, kaza ile yanlışlıkla bir kişinin ölümüne neden olan kişinin yutması gereken oruçtur.

Hac’da ihramlı iken vakti gelmemiş olduğu halde traş olmak, Vaktinden önce traş olmaya fıkıhta “halk” denilmektedir ve kefaret olarakta oruç tutulması gerekir.

Yemin kefareti, Tutulması gereken bir yeminin bozulması da yine aynı şekilde kefaret olarak oruç tutmayı gerektirir.

2)Vacip Oruç: Bir kimse tutmakla yükümlü olmadığı halde oruç tutmayı kendisine adak olarak adamışsa o kimsenin adadığı orucu tutması o kişi üzerine vaciptir. Fıkıhta adak( nezir) orucu olarak isimlendirilir.

Ayrıca tutmuş olduğu nafile bir orucu bozan kişi için bozduğu orucu kaza etmeside vaciptir.

3) Nafile Oruç: Kişinin farz ve nafile olarak tuttuğu oruçlar nafile oruç kapsamına girer. Nafile oruç müslüman kimsenin üzerine bir yükümlülük olmamakla birlikte daha fazla ecir ve sevap kazanmak maksadı ile isteğe bağlı olarak tutulan oruçlardır. Şevval orucu, aşure orucu, davut orucu gibi oruçlar nafile oruç kapsamına girer.

ORUÇ TURMANIN YASAK OLDUĞU GÜNLER

Dinimizde oruç tutmanın farz olduğu yani kişilerin tutmakla yükümlü olduğu günler olduğu gibi, oruç tutmanın haram olduğu ve mekruh olduğu günlerde bulunmaktadır. Bu günlerde oruç tutulmamalıdır.

Peygamber efendimiz (sav)’in bildirdiği üzere, Ramazan bayramının ilk günü ve kurban bayramının 4 günü oruç tutmak haramdır ve yasaklanmıştır. Çünkü bu günler müslümanlar için bayram günleridir.

Kadınlar için ise hayız ve nifas hallerinde oruç tutmak haramdır. Ancak daha sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler.

İslam alimlerinin çoğunluk görüşüne göre sadece aşure günü, sadece cuma veya cumartesi günü oruç tutmak mekruh olarak kabul edilmektedir. Çünkü burada yahudi ve hıristiyanlara benzemek gibi bir durum sözkonusu olabilir.

Ayrıca şek günü oruç tutmakta mekruhtur. Bazı yıllarda havanın kapalı olması ve ramazan hilalinin görülmesine engel bir durum olduğunda, şaban ayının 29. gününden sonraki günün Ramazan ayına mı yoksa şaban ayına mı dahil olduğunun anlaşılamaması durumunda o güne şek günü denir. O gün tedbiren oruç tutmak ise mekruh kabuk edilmiştir.

KİMLER ORUÇ TUTMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.

Namaz ve diğer birçok ibadette olduğu gibi oruç tutmak içinde bazı yükümlülük şartları sözkonusudur ve ancak bu şartları taşıyanlar için orucun farziyeti sözkonusudur.

Müslüman olmak

Akıl

Büluğ çağına girmiş olmak, bunlar orucun vücûb şartları olmakla birlikte; kişinin oruç tutmaya güç getirecek kudrette olması ve seferî yani yolcu olmaması da gerekir ki bunlarda orucun edasının vaciplik şartlarıdır.

ORUÇ TUTMAMANIN MÜBAH OLDUĞU HALLER

Yolculuk

Hastalık

Gebelik

Çocuk emzirme

Aşırı derecede yaşlılık

Aşırı derecede açlık ve susuzluk

Bu hallerde olan kişiler için oruç tutmamak mübahtır. İsterlerse tırmanabilirler ancak imkan bulmaları dahilinde ileride kaza etmeleri gerekir. Kaza etme imkanı olmayan durumlarda ise fidye verirler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here